MILEX-2019 Savunma Sanayii Fuarı

Logo

SASAD derneğinin tavsiyesi üzerine 15-18 Mayıs 2019 tarihleri arasında Belarus’un başkenti Minsk’te MILEX-2019 Savunma Sanayii Fuarı için geldim. Uçaktan gördüklerime göre burası gayet yeşil bir memleket, ayrıca düz bir yer. 300 m’den daha fazla yükselti yokmuş. Hava Ankara’ya göre biraz soğuk. O da normal. Kuzeye tırmandıkça güneş ışığı açısı düşer, sıcaklıklar azalır. Dünyanın yuvarlak oluşunun bir sonucu. Düz dünyada nasıl açıklarız bunu?

MILEX: Military Exhibition kelimelerinden türetilmiş. Askeri fuar, sergi demek. Konsept olarak bizdeki IDEF fuarının aynısı. IDEF te zaten International Defence Fair kelimelerinden türetilmiş. Uluslararası Savunma Fuarı demek. Tanklar, tüfekler, füzeler, İHAlar, radar sistemleri, askeri elbiseler sergileniyor ve müşterilere topluca sunulmuş oluyor. Daha çok eski Sovyet ülkelerin katılımı var. Ayrıca Çin’in katılımı dikkat çekiyor. Benzer savunma fuarları başka ülkelerde de oluyor. Azerbaycan’da gelecek sene olacak fuarın adı ADEX (Azerbaycan Defence Exhibition).

MILEX burda Arena adıyla bilinen kapalı spor salonunun içinde yapılıyor. Büyüklük olarak IDEF ile karşılaştırmak mümkün değil. Çok daha küçük bir fuar. Uydu ve uzay konusunda tek firma Peleng vardı. Onun dışında optik işleriyle uğraşan BelOMO holding vardı.

İHAlar dikkatimi çekti. Belarus İHAlar konusunda epey ürünü olan bir ülke.

Belarus’un uydu ve uzay alanında da yetenekleri var. Optik konularda BelOMO holding güzel işler yapıyor. Uydu kamerası konusunda Peleng firması var. Bizimle çalışmak istiyorlar. İki ülkenin savunma alanında çalışması konusunda iki Cumhurbaşkanı üst düzeyde anlaşma imzalamış durumda.

Belarus Stalinist mimarisiyle bilinen bir ülke. Dört tarafı karalarla çevrili. Minsk başkenti ve 2 milyon kadar nüfusu var. Kliseler dikkat çekiyor. Çok yüksek bina yok. Yatayda büyümüş bir şehir. Burası Polonya ile Rusya arasında kaldığı için II. Dünya savaşında harap olmuş bir şehir. Almanlar buralara kadar gelmişler. Savaş sonrası ülke yeniden yapılanmış.

Dil olarak Rusça’dan biraz farklı imiş. Yazılar kril alfabesinde, Rusça çok yaygın ama telaffuzda küçük farklar var dediler. Dilde Polonya’nın etkisi varmış.

Bulunduğumuz yere yakın Tatarski parkı var. Burda bir camii varmış, derme çatma. 1901 yılında Tatarlar tarafından inşa edilmiş. 54 yıl önce komünistler tarafından yıkılmış. 2004 yılında camii projesi başlamış ancak tamamlanamamış. Tatarlar Türkiye’den yardım istemiş. Yeni camiiyi eski mimarisine uygun olarak Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tamamlamış. 2016 yılında açılışı yapıldı. 2500 kişinin aynı anda ibadet edebileceği büyüklükte. Doğu Avrupa’nın en büyük camiisi. Camii’de bariz bir hata var. Projeyi yapan müslüman olmadığı için namaz kılınan yere yandan giriliyor. Normalde mihrap nerdeyse onun tersinde giriş kapısı olur. Burda yandan.

Burdaki müslüman halk daha çok dışardan. Ülkede 100.000 kadar müslüman nüfus var dediler. Tatarlar, Kırgızlar, Türkmenler gibi toplam 32 milletten müslümanlar varmış. En çok Tatarlar var. Cuma günleri 1000-1500 arasında cemaat oluyor dedi İmam. Türkiye Diyanet adına görevli, Maraşlı ve 3.5 yıldır burdaymış. İftar çadırları var camii çevresinde. Akşam geç oluyor burda, 21:11’de. İftar bir türlü gelmiyor.

Japonya’da Yoyogi-Uehara durağına çok yakın Tokyo camii var. Onun hikayesini daha önceki yazılarımda anlatmıştım. Japonya notlarımda ve ikinci kitabımda bulabilirsiniz. Burdaki camiinin hikayesi de ona çok benziyor.

Burda müslüman mezarlığı da varmış. Mezar taşları şu anki camiinin bahçesinde sergileniyor.

Camii ana caddeden görünürken bugünlerde bir bina yapılmış, tam engelliyor görünüşü.

Büyük Vatanseverlik Savaş Müzesi (Great Patriotic War Museum) buraya çok yakın ama fırsat olmadı görmeye. Sadece şunu söyleyebilirim. Belarus II. Dünya savaşında önemli rol oynamış. En çok tokatı da onlar yemiş.

Nüfus 10 milyondan az. Yıllara bakıldığında aynı seviyede seyrediyor. Avrupa ülkelerinin genel sorunu. Nüfus ya aynı oranda seyrediyor veya geriye gidiyor.

Karşılaştığım isimlere bakıyorum. Vladimir, Sergei, Alexander, Maxim, Andrei, Dimitri, Baris… Bizdeki Ahmet, Mehmet, Mustafa gibi.

Para birimi Belarus Rublesi. Oranı da fena değil. 2.1 ruble bir dolar ediyor.

Orda burda Casino görüyorum. Kumar serbestmiş bu memlekette.

Ekonomik olarak Çernobil kazasından en fazla etkilenen ülkelerden biri diyebiliriz. Çernobil kazasının olduğu yer Belarus sınırında. Ülkenin hem toprakları etkilenmiş hem de sağlık açısından çocuklar ve yetişkinler. Tiroid kanseri vakası artmış mesela. Birçok kişi yerinden edilmiş, taşınmak zorunda kalmışlar.

PELENG firması

Son gün Peleng firmasıyla toplantı yaptık. Altyapılarını gezdim. Daha önce bu firmayı ziyaret için gelecektim ancak uçağı kaçırdığım için iptal etmiştim.

Peleng firması 2000 üzerinde kişinin çalıştığı bir opto-elektronik firması. Eski bir firma. Uydu kamerası, teleskoplar ve lazer sistemleri yapıyorlar. Bizi 80 yaşında Baris isminde bir optik uzman gezdirdi. Aklıma bizdeki İbrahim Kılıçaslan geldi. O da optik uzmanı ve yaşı 70’in üzerinde. Bazen bir işimiz olduğunda soruyoruz.

Türkiye’de uzay ve füze optikleri konusunda çalışan çok az insan var. Acilen insan kaynağını yetiştirmemiz gerekiyor. Ancak yetişen de bizde kalmıyor, gidiyor.

Konuşmalarımız sırasında insan kaynağı yetiştiren hocalardan biri gündeme geldi. 4 Mayıs’ta vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. Hikayesini burda anlatmam lazım.

Prof. Dr. Akif Esendemir. Kendisi ODTÜ Fizikte bir hoca. Bir Tübitak projesi alıyor. Projeyi götüremiyor. Ben göreve geldiğimde ODTÜ Fizikte optik ekipmanlar, kollimatör tozlanmış, yatıyordu. ODTÜ yönetimi benim ek bina yapmama izin vermiyordu. Onlarla bir anlaşma yaptım. Akif hoca bu arada istifa etmiş ve Akdeniz Üniversitesine geçmişti. Birgün bana geldi, beraber fizikteki altyapıyı gezdik. Bunları devr alın, çok işinizi görür dedi. Biz bunları hesaba katarak Kalkınma Bakanlığına bir proje hazırladık. Bu proje bugün OPMER adında optik araştırmalar merkezi oldu. Ekipmanlar kurtarıldı. Proje ayağa kalktı. Ancak Sakarya Arifiye’ye teslim edilen iki ekipmanı alamadık. Bakanları araya koymama rağmen onlar orda kaldı.

ODTÜ bu işteki tavrımızdan dolayı bize C blok iznini verdi. Alan memnun, veren memnun. Şimdi söyleyeceğim şey şu: Başarısız olmak hayatta her zaman var. Yeter ki bir kere daha deneyelim. Biz burdan memlekete bir merkez kazandırdık. Akif Hocanın başlattığı proje bugün OPMER adı altında ülkenin ihtiyacı olan uzay kalifiye optikleri, füzeler için gerekli prizmaları ve uydu kameralarını üretiyor. Thomas Edison’un şu güzel sözü aklıma geldi. “Our greatest weakness lies in giving up. The most certain way to succeed is always to try just one more time”.

Peleng’in optik üretim lablarında uzun uzun optik masalar (optical bench) var. Bu masaları dışardan almışlar. Ancak içerdeki taşlama tezgahı (grinding machine) kendi tasarımları ve üretimleri. Bunun gibi polisaj makinası da kendilerine ait. 120 cm’ye kadar çaptaki aynaları işleyebiliyorlar. Ulaştıkları rms değeri 6 nm. Çok iyi bir değer. Zerodur malzeme kullanıyorlar ki biz de aynısını kullanıyoruz. Uzay denince bu malzeme olmalı. Sıcak ve soğuya karşı şekli değişmeyecek bir malzeme olsun. Bir Alman firmasına ait. Schott AG. Ana şirket Carl Zeiss. Optik denince akla gelen firma.

Peleng, zerodur malzemeyi işlerken bizden farklı hafifletme tasarımı yapmışlar. Biz arkadan hafifletme yapıyorduk, bunlar yandan yapmışlar. Biz de bunu deneyebiliriz.

Peleng bir uydu platformu yapmıyor. Daha çok uydu kamerası ve teleskoplar yapıyorlar. Multi-spektral, hypersyprektral ve infrared uydu kamerası da yapmışlar. Ayrıca iki farklı boyutta yıldız izler yapmışlar. Bunları biz de yapabiliyoruz. Peleng’in tecrübesi ve insan kaynağını bizimle karşılaştıramayız ancak imkan verildiğinde onları yakalamamız hiç zor değil. Bir tık üsteler o kadar.

Minsk’te bir de integral firması var. Dedektör yapıyor. CCD dedektörler. Ancak bu tip dedektörlerin biliyorsunuz ısınma soğutma problemi oluyor. Ayrıca güç problemi çıkıyor. TDI CMOS dedektörlerde bu tür sorunlar çok daha az. Bizim uydu kamerasına takacağımız dedektörü bir Çin firması yapıyor.

Peleng dedektör paketleme konusunda da tecrübeli. İleriki günlerde onlarla çalışacağımız bir joint venture firması gündemde. Bakalım bir yol bulalım, çalışalım.

Yazan: Doç. Dr. Lokman Kuzu

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
KPSS
DİKEY GEÇİŞ
SINAVI

30 HAZİRAN 2019

KPSS
SINAV DUYURULARI
    KPSS
    SIKÇA SORULAN SORULAR
    • Test Çözerken En Çok Yapılan Hatalar

      Bu makalemizde siz değerli öğrencilerimizin sınavda daha az hata yapmaları için bir takım derlenmiş hataları söyleyerek, hatayı yapmadan hatanın fark... Devamını Oku

    • Test Sınavlarında Yapılan Yanlışlar Nelerdir?

      Günümüzün en çok yapılan sınavlarından olan Test Sınavlarında öğrencilerin en fazla yaptığı hataları bir araya derledik. Test sınavlarında başarısızl... Devamını Oku

    • Test Çözerken Uyulması Gereken Tavsiyeler

      Test çözerken bazı kurallara uymak bize başarıyı getirmek için önemli püf noktalardan birisi olabilir. Rehberlik uzmanları test çözerken öğrencilere ... Devamını Oku

    • Test ve Soruları Nasıl Hızlı Çözerim?

      Hızlı Soru Test Çözme Yöntemleri nelerdir? Bu yazımızda hızlı test çözme teknikleri hususunda sizlere kısaca bilgi vereceğiz. Bildiğiniz gibi günümüz... Devamını Oku

    KATEGORİLER